|
Trenimiz çiçek açmış
vadiler arasından dolanarak Anadolu'nun içlerine doğru ilerliyordu.
Lokanta vagonunda üç saattir devam 'kriz' konulu sohbetimizin
sonuna gelmiştik. Gazetecilik damarım tuttu:
"Son bir soru
sormak istiyorum sizlere" dedim. Ve anketçi edasıyla ekledim:
"Yarın seçim yapılacak olsa oyunuzu kime verirdini?"
İlk yanıt, gittiğimiz
Anadolu kentinde mütehhitlik yapan kır saçlı adamdan geldi: "Henüz
kurulmamış olan partiye.!"
Aynı kentte belediyeciliğe
de bulaşmış, gene kır saçlı ikinci adam bu fikri onayladı: "Henüz
kurulmamış partiye."
Yalnız, üniversiteyi
yeni bitirdiği anlaşılan genç farklı bir görüş ileri sürdü:
"Hiç fark etmez"
dedi. "Bu memlekette hiçbir şey değişmez."
Gecenin ilerleyen
saatlerinde birbirini tanımayan insanlar arasında yapılan bu sohbet,
Edirne'den Ardahan'a ülkenin dört bir yanında konuşulanların özü
gibi geldi bana. Sanki odalarda, koridorlarda, kahvelerde, meyhanelerde,
kantinlerde söylenen tüm sözler yoğunlaştırılmış, 'ezcümle' bu
insanların ağzının içine konmuştu.
Nâzım Hikmet,
'en güzel şiirin henüz yazılmamış olan şiir' olduğunu söylemişti.
Şunca yıllık demokrasi deneyiminden sonra ülkemizde en çok desteklenen
partinin "henüz kurulmamış parti" (HKP) olduğu anlaşılıyordu.
HKP tek başına iktidara
ilerliyordu.
Ama HKP yoktu!
Kamuoyu yoklamalarına,
anketlere, bilimsel ölçümlere gerek yok. Türkiye'nin neresinde
olursa olsun aynı şeyi saptayacaksınız: Şu anda ülkeyi yönettiğini
sanan kadrolara ve partilere güven sıfırın altına düşmüştür. Hiçbir
ağırlıkları kalmamıştır.
Hadi, iktidarlar yıpranır
diyelim. Gelin görün ki, FP,DYP ve CHP'nin durumu da onlara pek
farklı görünmüyor. Onlar da 'kurulmuş' partiler olarak kurulu
düzenin bir parçası sayıyorlar. Siyaset alanlarında içi boşalmış
tankerler gibi dolaşıyorlar. Onlardan da umut kesilmiş.
Evet, halk her şeyi
izliyor, her şeyin farkında, hiç kimseye kanmıyor...
Ama ne yazık ki, hiç
kimseye de inanmıyor!
Bu boyutta bir siyasal yabancılaşmanın demokrasi açısından ne
kadar büyük sakıncalar doğuracağı ortada.
HKP'nin, HKP'lerin
bir an önce kurulup kitlelere umut vermesi, yol göstermesi gerekiyor.
Henüz vakit varken!..
Haluk ŞAHİN-
Radikal - 04.04.2001
|