Bergama'da Son Durum
Türkiye'nin çevre gündeminde ''Bergama'' liderliğini koruyor...
Kuşkusuz bunun gerçek kahramanları ''Bergama köylüleri'' dir...
Ne var ki, özellikle son zamanlarda aynı gündem, giderek çeşitlenen bir
''farklı görüşlerin kuşatması'' altında...
Köylüler yine orada, kendi yarattıkları ''umudun'' peşini bırakmadan
direnedursunlar, ''köylü olmayanların'' anlaşılmaz bilimsel ve
sosyolojik söylemlerini ''medyada'' artık her gün okuyoruz:
''- Köylüler cahil, körü körüne inat ediyorlar...''
''- Teknolojilerini yenilediler; artık zehir sızmayacak...''
''- TÜBİTAK raporu tartışmayı bitirdi...''
''- Hem krizdeyiz, hem altını tepiyoruz, enayi miyiz?..''
''- Köylüleri Almanlar kışkırtıyor, amaçları kalkınmamızı
engellemek...''
Bütün bunları yazanların aklına ise aylardır şu ''hukuk devleti sorusu''
gelmiyor:
''- Sahi, bir de yargı süreci vardı, acaba hukuk ne diyor?..''
Yargının ''kararlı'' kararları...
Ben de merak ettiğimden İzmir Barosu 'ndaki Bergama uzmanlarından Av.
Arif Ali Cangı 'ya başvurdum... Hukuk cephesini şöyle özetledi:
- Çevre Bakanlığı'nın Eurogold'a verdiği ruhsat, İzmir 1. İdare
Mahkemesi'nce 1997'de iptal edildi... (Kesinleşmiş karar.)
- Bu yargı kararını uygulamayan dönemin Başbakanı (Mesut Yılmaz), Enerji
Bakanı (Cumhur Ersümer), Bayındırlık Bakanı (Yaşar Topçu) ve İzmir
Valisi (Erol Çakır) Yargıtay'ın 2001 yılındaki kararıyla tazminat
ödemeye mahkûm edildiler... (İtirazları var...)
- Yine yargı kararına aykırı olan Başbakanlığın ruhsat yenileme talimatı
da İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce 2001'de iptal edildi...
- Başbakanlığın bu hukuk dışı talimatıyla Sağlık Bakanlığı'nın bir
yıllık deneme üretimi için verdiği izin de İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin
2002 başındaki kararıyla durduruldu...
- Aynı talimatla Orman Bakanlığı'nın arazi tahsis süresini uzatan
işlemleri bile İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce 2002 başında durduruldu...
İşte böylesi bir hukuk sürecinin son bilgisi ise bakın yine İzmir
Barosu'ndan nasıl geliyor:
- Sağlık Bakanlığı'nın bir yıllık deneme üretimi iznini durduran yargı
kararına yaptığı itiraz, İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin 20 Mart 2002
gün ve 2002/285 sayılı kararı ile reddedildi; aynı ret kararı Orman
Bakanlığı'nın arazi tahsisi için de verildi...
Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız yargısının ''Türk Milleti'' adına
aldığı bu son kararın gerekçesini de aktarayım:
''... İşlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız
zararların doğması ve aynı işlemin açıkça hukuka aykırı olması...''
... Ve bu gelişme üzerine de Sağlık Bakanlığı geçici izni iptal ettiğini
Normandy 'ye bildirmiş durumda... Bakalım hukuk devletimizin hangi
''yetkilisi'' , bu firmaya ve tesislerine artık Bergama'nın kapısını
gösterecek?
Şimdi yeniden başa dönüp, Bergama'da siyanürle altın çıkartılması için
''bin dereden su getirerek'' akla sığmayan sayısız gerekçeleri ardı
ardına her gün sıralayın şu çok bilgililere sormak gerekiyor:
1- Köylüler cahilse; ''mahkemelerimiz de mi cahil'' ler?..
2- Teknoloji çağdaşsa, ''yargıçlarımız çağdışı'' mı?
3- TÜBİTAK raporu ''mahkemelere niye etki etmiyor?..''
4- Köylüleri kandıran Almanlar; ''mahkemelerimizi de mi
etkilediler?...''
5- Kriz sizden daha çok hâkimleri etkiliyor ve hatta artık ''geçinemez''
durumdalar... Buna rağmen neden hâlâ ''altından önce yaşam''
diyorlar?..
... Ve asıl merak ettiğim son soru:
6- Bilimi böylesine dilinize dolarken, hukuktan habersiz davranmanız
acaba sıradan bir unutkanlık mı?..
Evet... Çevre gündeminde liderimiz yine Bergama...
Ancak, bu kez akla gelen her şeyin söylendiği, fakat hukukun unutulduğu
bir ''ülke ve insan sevgisi yoksunluğuna'' karşı da direnerek... Oktay
EKİNCİ/CUMHURİYET
|