|
Nazım ve Siyaset Erbabı
İsmail ERTEN
Atatürk , ''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler,
dervişler, meczuplar ülkesi olamaz'' demişti. Ne yazık ki son zamanlarda
Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, meczuplar, aşiretler, hortumcular
ülkesi oldu.
Bir tarikat şeyhi, Kanuni 'nin yanına
gömülmek ister. Hükümet bir gecede kararname hazırlar. Kararname
jet hızıyla imzalanır.
Bütün siyaset esnafı tarikatlara
yaranma yarışına girer. Cumhurbaşkanımız bu girişimi, kararnameyi
geri göndererek engeller.
Hükümet Cumhurbaşkanı'na ateş püskürür.
Halk, Cumhurbaşkanı'nı kutlama yarışına girer.
Bazı aklıevveller, tarikatları ''sivil
toplum kuruluşu'' saymaya kalkar.
Şeyh-mürit ilişkisinin olduğu yerde
birey yoktur. Sorgulama yoktur. Özgür akla yer yoktur. Demokrasi
yoktur. Böyle bir tarikat nasıl sivil toplum kuruluşu olur! Olmaz.
Olmadığı da ortada.
Tarikatlar siyasetçilerle iç içedir.
Siyasete tarikatlar, aşiretler, hortumcular yön verir. IMF yön verir.
Sözde yurtsever, halksever siyasetçilerimiz ne tarikatlara, ne aşiretlere,
ne hortumculara ne de IMF'ye karşı çıkarlar.
Siyasetçilerimiz varlık nedenlerini
tarikatlara, aşiretlere, hortumculara, IMF'ye borçlu olduklarının
bilincinde davranmaktadırlar.
Siyasetçiler, halka ters düşme pahasına
iki gün daha siyasal rant peşinde koşmaktadırlar.
Hükümet, tarikat şeyhi ayıbını Nâzım
Hikmet 'i yurttaşlığa alma girişimiyle dengelemeye çalışıyor.
Bazı vatanseverler de (!) Nâzım'ı
yurttaşlığa almamakta direniyor; Nâzım vatan haini diye.
Nâzım hiçbir zaman vatan hainliği
yapmamıştır. Hükümet aleyhine konuşmalar yapmıştır. Ama ülkesinin,
halkının aleyhine tek bir satır yazmamış, söz söylememiştir.
Biz bütün dünyaya örnek bir Kurtuluş-Kuruluş-Aydınlanma
savaşımı vermişiz. Başarıya ulaştırmışız. Nâzım'dan başka hangi
vatansever (!) Kuvayı Milliye Destanı gibi bir yapıt ortaya koymuştur?
Bu vatanseverlerin (!) hepsi kendini
(cebini) severdir.
Bu siyaset esnafı, Nâzım'a yurttaşlık
verecekse vermesin. Nâzım zaten Türk yurttaşı.
Nâzımseverler siyaset esnafının bu
girişimi karşısında başvurularını geri alsın. Sonra bu siyaset esnafı
''Biz Nâzım'ı yurttaşlığa aldık'' diye kendilerini bir şey sanırlar.
Sayın Nâzım Hikmet Vakfı yöneticileri,
Nâzım düşmanlarına ne olur bu olanağı vermeyin. Nâzım Hikmet'i siyaset
esnafının oyuncağı yapmayın.
Nâzım bizim için Türkiye Cumhuriyeti
yurttaşıdır. Türkçenin en büyük ozanıdır.
Bütün dünya 2002 yılında Nâzım'ı
anacak. UNESCO, 2002 yılını dünyada Nâzım yılı olarak duyuracak.
Dünyanın dört bir yanında Nâzım, Türk şairi olarak anılacak, şiirleri
okunacak.
Bırakalım, Türkiye'de siyaset esnafı
bu utançla yaşasın. Siyaset esnafını bu utançtan biz kurtarmayalım.
Bırakın, siyaset esnafına göre Nâzım ''vatan haini'' olarak kalsın...
Cumhuriyet
- 28 Şubat 2001
<Geri
Dönüş
|