|
Nazım ve annesi
Nâzım Hikmet’in 100. doğum yılı
etkinlikleri kapsamında düzenlen "Portreler" isimli sergi, 23
Şubat’a dek Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde
Yapı Kredi Kültür Merkezi
tarafından Nâzım Hikmet’in 100. doğum yılı etkinlikleri kapsamında
düzenlenen "Celile Hanım ve Nâzım Hikmet - Portreler" sergisi, Kazım
Taşkent Sanat Galerisi’nde açıldı. Nâzım Hikmet, bu sergide ilk kez
annesiyle aynı çatı altında yan yana geliyor. Sergide, Nâzım Hikmet
ve annesi Celile Hanım’ın yaptığı portreler ve başta Piraye Hanım
koleksiyonu olmak üzere çeşitli koleksiyonlardan derlenen yapıtlar
bulunuyor.
Piraye’ye özel
Serginin Nâzım Hikmet bölümü, şairin
büyük aşkı Piraye Hanım koleksiyonundan alınan parçalardan oluşuyor.
Bu bölümde, büyük ozanın özellikle hapishane yıllarında yaptığı portreler,
desenler, defterler ve el işleri yer alıyor. Serginin diğer bölümünde
ise, resim yapmaya Çankırı Cezaevi’nde başlayan Nâzım Hikmet’in yağlıboya,
guvaş, pastel ve karakalem çalışmaları sunuluyor. Bu çalışmalar arasında,
cezaevinin içinden görünümler, mahkûmların ve kendisinin portreleri
ve Piraye Hanım’ın resimleri bulunuyor. Büyük şairin çalışmaları yalnızca
Çankırı Cezaevi’yle sınırlı kalmıyor, Bursa Cezaevi’nde yoğunlaşarak
sürdürdüğü çalışmalarına da yer veriliyor, sergide.
Nâzım Hikmet’in, cezaevini yansıtan
resimleri, genelde toplumsal bir bildiri ve mesaj içermiyor. Şairin
Piraye Hanım için yaptığı el işleri ise serginin en ilginç bölümünü
oluşturuyor. Bu bölümde şairin tahtadan yaptığı kutular, ceviz oyma
tepsi, yine ahşap oyma yüzük, aynalı pudralık, boncuklarla kaplanmış
lambalar ve saatlikler, büyük ustanın hünerini gözler önüne seriyor.
Celile Hanım’dan nüler
Serginin ikinci bölümünde, Nâzım Hikmet’in
annesi Celile Hanım’ın yağlıboya, desen, pastel ve suluboya çalışmaları
yer alıyor. Celile Hanım’ın daha çok aile portreleri çalışmalarına
ağırlık verdiği görülüyor. 40 yaşından sonra 1920’de Paris’te resim
okumaya giden, gözleri görmediği halde ölümüne kadar resim yapmayı
sürdüren Celile Hanım, özellikle nüleriyle tanınıyor.
Sergiye, Nâzım Hikmet’in üvey oğlu Memet
Fuat’ın kaleme aldığı "Nâzım Hikmet: Portreler" kitabı eşlik ediyor.
Kol saatindeki iz...
Sergide yer alanlardan biri de şairin
kol saati. Bu kol saatinin bir özelliği de, ozanın Piraye Hanım’a
olan özleminden izler taşıması:
"Senin adını
kol saatimin kayışına
tırnağımla kazıdım
Malûm ya, bulunduğum yerde ne sapı sedefli bir çakı var
(bizlere alatı-katıa verilmez)
ne de başı bulutlarda bir çınar.
Belki avluda bir ağaç bulunur ama
gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak..."
İlke Kamar - Milliyet
- 4 Şubat 2001
<Geri
Dönüş
|