|
Nazım'ı
inkar etmek inkar edeni küçültür
Nazım Hikmet'e vatandaşlık hakkının
verilmesi için hazırlanan karanameye MHP'lilerin tepki göstermesi
üzerine tartışma giderek büyüyor. Kültür Bakanı İstemihan Talay,
Nazım'ı inkar edenin kendini küçülteceğini söylerken Azerbaycan
Kültür Bakanı Polad Bülbüloğlu da bütün Türk cumhuriyetlerinin Nazım'ı
Türk olarak kabul edip çok sevdiklerini belirtti.
Kültür Bakanı İstemihan Talay, ‘‘Nazım
Hikmet'in bütün dünyada saygın bir yeri var, bunu kimse inkar edemez.
İnkar etmek, inkar edenleri küçültür’’ diye konuştu. Azerbaycan Kültür
Bakanı Polad Bülbüloğlu, bütün Türk cumhuriyetlerinde Nazım Hikmet'in
çok sevildiğini belirtti ve ‘‘Nazım Hikmet Türk şairidir, bundan sonra
da böyle olacak’’ dedi.
Ankara Çağdaş Sanatlar Müzesi projesinin
tanıtımında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talay, Nazım Hikmet'in
büyüklüğünün gözardı edilemeyeceğini ifade etti. Talay, ‘‘Bu gerçeklere
ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde Nazım Hikmet'in nasıl algılandığı,
ilgi gördüğü konusundaki gerçeklere ters düşecek bir tutum içinde
olmak bence çağdışı olmaktır’’ diye konuştu. Nazım Hikmet ile ilgili
kararnamenin hukuki altyapıya uygun olarak hazırlandığını belirten
Talay, şunları söyledi:
‘‘Ancak MHP'li bazı bakanlar, bu konuda
itirazlar ileri sürdüler. Bu itirazlar, kamuoyunda tartışılıyor. Tabii,
tartışmanın seviyesi çok önemlidir. Sonuç itibariyle tartışılan bir
insandır ve bu insan da büyük bir Türk şairidir. Nazım Hikmet, vatan
haini olarak değil, 141. ve 142. maddelere, o zamanki ideolojik anlayışa
ters düşen bir bakışla muhalefet ettiği için mahkum olmuş ve vatandaşlıktan
çıkarılmış. 141. ve 142. maddeler ortadan kaldırıldı, o günden bugüne
aflar çıktı ve Türkiye, çok ileri bir aşamaya geldi.’’
Talay ile inceleme gezisine katılan
Azerbaycan Kültür Bakanı ve TÜRKSOY Genel Müdürü Polad Bülbüloğlu
da Türkiye'nin içişlerine karışmak istemediğini, ancak bakanlık
görevinin ötesinde kendisinin de bir sanatçı olduğunu belirtti.
Azerbaycan'da Nazım Hikmet'in ‘‘Türk şairi’’ olarak tanındığını
ifade eden Bülbüloğlu, ‘‘Ben çocuktum, Nazım Hikmet Bakü'ye gelmişti.
İnsanlar, sokakta uzaktan uzağa bir Türk şairini, Nazım Hikmet'i
görebilmek için saatlerce beklemişti’’ dedi. Bütün dünyanın da Nazım
Hikmet'i ‘‘Türk şairi olarak kabul ettiğini’’ anlatan Bülbüloğlu,
‘‘Bütün Türk cumhuriyetleri Kültür bakanları adına diyebilirim ki,
bizde Nazım Hikmet'i çok severler, Türk şairi kabul ederler ve bundan
sonra da böyle olacak’’ diye konuştu.
MHP'liler, Başbuğlarına ters düştü
Ünlü şair Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığına
alınması kararnamesini imzalamayan MHP'li bakanlar, eski Genel Başkanları
ve Başbuğları Alpaslan Türkeş'e ters düştüler. MHP'li bakanlar,
Nazım'a hakaretler yağdırırken, Türkeş, Nazım'ı, ‘‘Türkçenin güzelliğini
ortaya koyan bir şair’’ olarak niteliyordu.
Ancak MHP'lilerin ‘‘Gönülden bağlı oldukları’’
eski genel başkanları ve Başbuğları Türkeş, onlarla aynı fikirde değildi.
Türkeş, 9 Ekim 1994'teki MHP Kurultayı'nda, Nazım'ın, ‘‘Kurtuluş Savaşı
Destanı’’ adlı eserinden dizeler okuyarak, kamuoyunu şaşırtmıştı.
Türkeş, 10 Mayıs 1995'te Hürriyet'te İsmet Solak ile yaptığı röportajında
Nazım hakkında şunları söylemişti: ‘‘ Türkçe'nin güzelliğini ortaya
koymuş. Okumamın sebebi şu: 12 Eylül'den önce memleketin aydınları,
bu ideolojik şeylerle çok bölündüler, çok da ıstırap çektiler.Hepsi
birer değer. İster Marksist olsun, ister öbür taraflı olsun... İstiyorum
ki, o eski şeyler yumuşasın, bir yakınlaşma olsun. Biraz da onun için
okudum. Gençliğimde de Nazım'dan okurdum. Salkım Söğüt diye bir şiiri
var. Onları biz okurduk. Geçende Kenan Paşa'ya da sormuşlar; 'Biz
de okurduk' diyor o da... ’’
Hürriyet -
18 Şubat 2001
<Geri
Dönüş
|