|
Memleketim Memleketim
Mehmet BAYDUR
Bir de Nâzım meselemiz var.
Nâzım, Türk vatandaşlığına geri alınsın mı alınmasın mı? Mezarı
Türkiye'de olsun mu olmasın mı? MHP'li bir devlet bakanı ''Dirisi
işimize yaramadı, ölüsü mü yarayacak? Ölüsü ne işe yarayacak? Tanrı
Türk'ü korusun'' demiş. Bence en güzel yazıyı Hürriyet gazetesinde
Bekir Coşkun yazdı bu konuda. Nâzım'ı Kurtarın.. başlıklı yazı tümüyle
benim görüşlerimi de yansıtıyor. Şöyle yazıyor Sayın Coşkun: ''Bence
Nâzım Hikmet bu adamların eline düşmemeli. Toplum zaten Nâzım Hikmet'i
kendi şairi, kendi parçası, kendi soyundan-sopundan görüyorsa görüyor.
Eğer o akılsız şom ağızlı adamın izni ile Nâzım Türkiye'ye dönecekse..
dönmesin. (...) Nâzım'ı Türkiye'ye getirme ya da vatandaşlığını
iade etme onurunu bunlara vermeyin... Bırakın kalsın. (...) Toplumun
vefası gibi o yüce duyguda, o tarihi belgede, o sevgi ve barış isteyen
girişimde, bu adamların imzası olmasın. Bence Nâzım'ı bunların elinden
kurtarın... Kalsın.'' Böyle bitiyor Sayın Bekir Coşkun'un güzelim
yazısı.
''Memleketim, memleketim,
memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora
işi,
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanım da sırtımda
paralandı çoktan
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın
akında,
infarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...''
Bu şiiri yazan bir insan
için, bu adamların fikri sorulmaz gerçekten.
Ödünç kedi fare tutmaz diyor
bir atasözü. Şimdi nereden aklıma geldiyse... Bilinçaltı işte, ne
halt edeceği bilinmez. Ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt değildir
diyor bir başka atasözü. Öte yandan bir bambaşka atasözümüz ise
''Arkası yara olan hayvan, karganın nereden geldiğini bilir'' diyor.
Bayılıyorum atalarımızın, Anadolulu atalarımızın sözlerine.
Cumhuriyet
- 25 Şubat 2001
<Geri
Dönüş
|