|
Antalya, Türkiye
Bitiş 1999
Mimar Cengiz Bektaş
Müşteri Akdeniz Üniversitesi
Jüri raporu
Bu
projeye ödül, insani ölçeği, üniversitedeki yapılarda görülen birçok
farklı mimari tarz ile üniversitenin farklı bölgeleri arasında köprü
işlevini gördüğü ve çağdaş mimari öğeleri yerel malzemeler ile yaratıcı
bir şekilde kaynaştırılabildiğinden dolayı verilmiştir. Ayrıca bu
yapı grubu, öğretim üyeleri ile öğrencilerin tanışıp fikir alış-veriş
yapabilecekleri çekici bir yer oluşturuyor. Mekanların kendileri
de değişik perspektifler yaratacak şekilde bir araya gelip, birbirlerine
doğru akıyorlar. Su ve diğer sembolik tarihsel ve kültürel elemanların
kullanımı da, bu atıfların yalnızca eskiyi taklit etmekten çok,
geçmişle yeni ilişkiler kurulabilmesine olanak verdiğinden dolayı
dikkat çekici. Bu tasarımın insani, sosyal ve kültürel elemanları,
günümüz mimarların kendi kültürlerine nasıl daha yakından bakabilecekleri
konusunda örnek oluşturuyor.

Mimar Cengiz Bektaş 1997 yılında Antalya'daki
Akdeniz Üniversitesi'nde Antalya'nın eski kent merkezi konusunda
bir sunuş yaptı ve bir konferans verdi. Bu konferans ile üniversite
üyelerinde üniversite yerleşkesinin uyumlu bir kimliği olmadığı
sorusunu uyandırarak, onların bu durumun aynı zamanda, öğrenci öğretim
üyesi iletişiminde sorun yarattığının bilincine varmalarına yardımcı
oldu. Bir sene sonra üniversite, yerleşkesinin içindeki farklı birimleri
birbirine bağlayabilecek yeni bir sosyal merkez tasarlama işini
bu mimara verdi.
Türkiye'nin Akdeniz kıyılarının merkezindeki
Antalya kentinin batı kıyısındaki yerleşke, çeşitli modern tarzlarda
yapılmış dağınık birtakım yapılardan oluşuyor. Bu yapılar, eski
kentle ilişkileri olmadığı gibi, hiçbir bireysel karakter de sergilemiyor.
Yeni bir merkez fikri, mimarın toplumun oluşumu hakkındaki bir inancına
dayanıyor. Ona göre bir toplum düşüncesi, ancak farklı disiplinlerden
insanların, Yunan Agorası, Roma Forumu ya da Doğu çarşıları gibi,
bir olarka öğrenmenin mümkün olabilmesi ile ortaya çıkabilir. Bu
fikre uygun olarak sosyal merkez, geleneksel bir çarşı gibi merkezi
bir aks çevresinde düzenlenen bir bina dizisi olarak kurgulandırılmış.
Merkezdeki aksı oluşturan yaya yolu,
arazinin üst noktalarında yer alan çevrelerini nemlendirip serinleten
su şelalelerinden çıkan bir su kanalı tarafından ikiye bölünüyor.
Yaya yolu, iki noktada genişleyerek birçok değişik işlev için dış
mekanda odak noktasını oluşturuyor. Kuzey tarafındaki alanda oditoryum
ve restoran ile çevrelenen geniş bir havuz yter alıyor. Güneyinde
ise, merkezinde bir su fıskiyesi olan, kişilerin kendileriyle baş
başa kalabileceği ya da küçük bir grupla bir araya gelebileceği
basamaklı olarak düzenlenmiş çökük bir alan var. Bu mekanın çevresinde
kafeler ve dükkanlar yer alıyor. Ortadaki yürüme yolu boyunca, öğrenci
kulüpleri, bir sergi alanı ve spor kulübü bulunuyor.
Yolun
her iki tarafını da örten, kıvrılarak uzanan pergolalar, iç ve dış
mekanı dengeleyip bütünleştiriyor. Doğu yönündeki 1200 kişilik açık
amfitiyatro, yalnızca öğrenciler tarafından değil, aynı zamanda
Antalya halkı tarafından da çok değişik gösteriler, sosyal ve kültürel
faaliyetlerde kullanılmakta ve yerleşkenin toplum ile bütünleşmesine
katkıda bulunmakta. Bir dizi yürüme yolu, ana aksı otobüs durağı,
öğrenci yurdu, rektörlük ve üniversiteye ait çevredeki diğer yapılar
ile bağlayarak yapı grubunu yerleşkedeki yaşamın merkezi ve görsel
olarak da odak noktası haline getiriyor.
Mimar,
yerli usta ve zanaatkarların inşaat sürecinde bilgilerini ve yöntemlerini
kullanmalarını desteklemiş, aynı zamanda bilmedikleri eski teknikleri
de öğreterek yöredeki inşa geleneklerini yeniden canlandırmış. Antalya'da
geleneksel yapılarında olduğu gibi, merkezin genelde tek katlı olan
yapıları da büyük oranda, temellerin kazısı esnasında çıkarılarak
yerinde kaba olarak yontulan yerel taş ile inşa edilmiş. Taş, yük
taşıyan duvarlarda donatılı beton ile yapılan bağ kirişleri ile
birlikte kullanılmış.
Geleneksel kırmızı kiremitlerle kaplı
çatı örtüsünü taşıyan tavan çatkıları, Antalya'nın eski gemi yapım
endüstrisinden malzemeler ve teknikleri yansıtıyor ve bölgenin tarihinden
ve başarılarından ötürü duyulan gururu arttırıyor.
Tasarım, inşaat öncesinde arsada yer
alan ağaçları koruyacak ve genelde onlara dokunmayacak biçimde geliştirilmiş,
mimar sürekli değişen bir çevre yaratmak amacıyla ayrıca yöreye
ait yeni birçok ağaç, çalı ve çiçek eklemiş. Ayrıca çim alanlar,
ve büyüdüklerinde pergolalar çevresinde yaz boyunca gölge sağlayacak
olan tırmanıcı bitkiler önerilmiş.
Kent için kullanılan eski bir sözcük
olan "Olbia"nın, halk arasında burayı adlandırmak için
seçilmesi de, tasarının geleneksel ve sosyal niteliklerini ortaya
koyuyor. Tasarım, yerleşkenin yapıalrını bağlaması, değişik disipliklerdeki
öğretim üyelerini ve öğrencileri bir araya getirmesi ve metaforik
olarak da çağdaş Türkiye'yi geçmişiyle birleştirmesiyle, hedeflerine
ulaşmış ve hatta aşmış bulunuyor.
Tasarım bilgileri
Müşteri Akdeniz Üniversitesi
Mimar Cengiz Bektaş
Danışman Eral Soner, İnşaat Mühendisi
Müteahhit Baki Yapı Malzemeleri
İnşaat Sanayii ve Ticaret Ltd Şti: Atilla Türkoğlu, Kont. Müh.
İşin Verilişi 1998
Tasarım 1998
İnşaat 1998
İskan Tarihi Eylül 1998
Toplam Arsa alanı 12.000m2
İnşaat alanı 3.641m2
Bedel 728.000 $
Mimarlık Dekorasyon,
2001/11
|