|
Tiyatro salonu, konser,
konferans salonu, oditoryum gibi kültürel faaliyetlerin yapılabilmesine
olanak sağlayan yapıların çokluğu, bir toplumun kültür düzeyinin
yüksekliğinin göstergelerinden birisidir. Mimarlık alanı içinde
hem görsel hem de işitsel açıdan önem arzeden ve toplum bireylerine
pek çok şeyin aktarıldığı bu tür yapıların tasarımı ayrı bir önem
taşımaktadır. Mimarlık bütünü içinde bu tür yapıların oluşturulması
ayrı bir ihtisas alanını oluşturmaktadır. İnsanların içinde bulundukları
tüm yapılarda işlev ve görsel kaygılardan yola çıkılarak oluşturulan
mimari tasarım, insanın beş duyusunu ilgilendiren ses, aydınlatma,
ısı, koku ve benzeri konuların en konforlu ve doğru biçimde algılanmasına
olanak sağlayacak özellikleri de beraberinde getirmelidir.
Hacim akustiği
Bu
amaçla mimarlık ve farklı bilim dallarının belli oranda içiçe geçmesinden
ortaya çıkan yeni bilim dalları doğmuştur. Bunlardan birisi de mimari
akustiktir. Mimari akustik, genelde yapı içi ve yapı dışında oluşan
gürültülerin incelenmesi ve denetlenmesiyle ilişkili olan yapı akustiği
ile hacim akustiği olmak üzere iki bölümde ele alınmaktadır. Hacim
akustiği, işitsel etkinliğin birinci derecede önemli olduğu kongre,
konferans ve konser salonları ile, işitsel etkinlik ve görsel etkinliğin
birarada bulunduğu tiyatro, opera, sinema salonları gibi mekanlarda,
ses kaynağından çıkan seslerin hacimdeki dinleyicilere nitelik ve
nicelik açısından en uygun biçimde iletilmesini sağlayan akustik
dalıdır.
Akustik açıdan uygun
özelliklerde mekanlar yaratmak için, sözü geçen hacimlerde belli
akustik kriterlerin sağlanması gerekmektedir. Bunun sağlanması da
mimari biçimleniş ve hacimde kullanılan yapı gereçlerinin özellikleri
ile birebir ilişkilidir. Müzik ya da konuşma amaçlı konser ve konferans
salonları gibi hacimlerin olumlu akustik özellikler taşıyabilmesi
için, tasarım aşamasında belli akustik parametrelerin gözönünde
bulundurulması gerekmektedir. Bu yazıda, mimari akustik konusunda
fazla bilgisi olmayan bir mimarın iyi akustik özellikleri olan mekanlar
oluşturabilmesine yönelik birtakım ipuçları verilmeye çalışılmıştır.
Çok derine inmeden ve fazla detaylandırılmadan mimari ve akustik
ilişkisi aktarılmaya çalışılmıştır.
Akustik parametreler,
müzik ve konuşma açısından belirgin farklılıklar göstermektedir.
Çünkü yapısal olarak müzik ve konuşma birbirinden oldukça büyük
farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle bir salonda olması beklenilen
akustik parametreler de müzik ve konuşma açısından farklıdır. Salon
tasarımı akustik parametreleri direkt olarak etkiler. Bir salon
tasarımında salon biçimi, sahne, tavan, dinleyici platformu biçimlenişleri
önem taşır.
Akustik parametreler
Gerek konuşma gerek
müzik gerekse bu iki ana işlev arasında yer alan tiyatro, müzikal,
opera ve benzeri aktiviteler için akustik parametrelerin oluşturulmasında;
· Bir dinleyici noktasında,
dolaysız ve yansışmış sesin birleşimi ile oluşan toplam ses düzeyi,
· Bir hacimde sesin oluştuğu kaynak kapatıldıktan sonraki süreçte,
ses enerjisinin düşme hızı olarak adlandırılan yansışım süresi,
· Hacmin yüzeylerinden oluşan yansımalar,
önemli rol oynar.
Yeterli toplam ses
düzeyi bir hacimde, konuşma ve müziğin tüm özelliklerinin algılanabilmesi
açısından önem taşır. Bir hacimde doğrultulu ve yayınık ses olmak
üzere iki tür sesten söz edilebilir. Kaynaktan çıkıp hiçbir engele
rastlamadan direkt olarak dinleyiciye ulaşan sese dolaysız ses denir.
Bunun yanısıra hacim yüzeylerinde yansımalar ve yutulmalar sonucunda
hacmi dolduran bir de yansışmış ses vardır. Tüm dinleyici noktalarında
değişik oranlarda birarada bulunan yansışmış ses ve dolaysız ses
birleşerek toplam sesi oluşturur.
Hacmin işlevine göre
yani hacmin tiyatro, kongre ya da konferans amaçlı kullanımına bağlı
olarak belirlenmesi uygun optimum yansışım süreleri vardır. Hacimde
kullanılan değişik malzemelerin sesi yutma oranlarına bağlı olarak
yansışım süresi değişim gösterir. Bu nedenle yalnızca mimari tasarım
ya da biçimsel olarak değil, malzeme seçimi ve yüzeylerin giydirilmesi
de akustik tasarımda önemli bir rol oynamaktadır.
Ses ışınları kaynaktan
çıktıktan sonra, herhangi bir yüzeyde tek bir yansıma yaptıktan
sonra dinleyiciye ulaşıyorsa ilk yansıma olarak adlandırılırlar.
Dolaysız gelen sesten kısa bir süre sonra ulaşabilen yansımalar
söz konusu ilk yansıma özelliğinde iseler, toplam ses düzeyini arttıran
olumlu bir etki yaratırlar. Hacmin değişik yüzeylerinden oluşan
bu yansımalar, yansıdıkları yüzeylere bağlı olarak değişken önemlere
sahiptir.
Mimari biçimleniş
Hacim
akustiği açısından uygun ortamların oluşturulabilmesi için mimari
biçimlenişlerde birtakım düzenlemelere gereksinim vardır. Mimari
tasarım aşamasında öncelikle salon biçimi, ses kaynağının bulunduğu
sahne, parterde ve balkonlardaki dinleyici konumları, arka ve yan
parter duvarları, tavan ve ses yansıtıcı özelliği olan yüzeyler,
balkon ve balkon altları akustik açıdan etüd edilmelidir.
Salon biçimi
Salonun biçiminin seçimi,
sözkonusu hacmin işlevine bağlı olarak önem taşımaktadır. Dikdörgen
biçiminde olan salonlar, klasik müzik ve opera açısından en iyi
salonlar olarak kabul edilirken, yelpaze ve nal biçimleri opera
ve konuşma için uygun özelliklerdedir. Dikdörtgen salonlarda boyutlar
arasındaki oran akustik açıdan büyük önem taşırken, yelpaze salonlarda
dinleyici platformu yan duvarlarının planda, sahneye göre eğimleri
etkilidir.
Sahne yüksekliği ve biçimi
Sahnede konuşmacıların
daha rahat konuşabilmeleri için, sahne yüzeylerinin ses enerjisini
yansıtma oranları önem taşır. Sahne yan yüzeylerinin yüksek yansıtıcı
özelliği taşıması hem konuşmacının rahat konuşabilmesi hem de ses
kaynağından çıkan ses ışınlarının yansıyarak salona ulaşmaları açısından
yararlıdır. Ayrıca, sahnenin planda ve kesitte salona açık olması,
özellikle sahne tavanının çok yüksek olması ve yansıtıcı panolarla
desteklenmiş olması, sesin kaynaktan çıkarak salona ve dinleyicilere
daha rahat ulaşabilmesini sağlamaktadır (Resim 1). Bir başka önemli
konu da sahnenin dinleyicilere göre yüksekliğidir. Dinleyici ile
aynı kotta olan bir ses kaynağından çıkan ses ışınları, önde oturan
dinleyiciler tarafından kolayca yutularak hacmin arkalarına azalarak
ulaşır. Bu nedenle sahnenin biraz yükseltilmiş olmasında yarar vardır.
Sahnenin yükseltilmiş olması, akustiğin yanısıra görsel açıdan da
önem taşımakta ve arka sıralarda bulunan izleyicilerin de yeterli
konumda bulunmalarını sağlamaktadır.
Ses kaynağının yüksekliği - dinleyici platformu eğimi
Dolaysız
ses ve toplam ses düzeyleri açısından hacmin iyileştirilmesi, ses
kaynağının kotunun arttırılması yanında, dinleyici konumlarında
kotların belirlenmesi ile de sağlanabilir. Eğimli yüzey dinleyici
konumu tercih edilerek kaynaktan çıkan ses ışınlarının arka dinleyicilere
herhangi bir engele rastlamadan ulaşması önemlidir. Bu durum yine
görsel açıdan da tercih edilmektedir. Dinleyici platformunun eğimi
ve bükeyliği, sahne yüksekliği, kaynak yüksekliği, salon büyüklüğü
gibi pek çok konuya bağlı olarak değişim gösterebilmektedir.
Dinleyici platformu (parter) tasarımı
Dinleyicilerin bulunduğu
parterde, hem görsel açıdan hem de akustik açıdan en olumlu bölge,
dinleyici platformunun ortalarıdır. Bu bölgede, en çok dinleyicinin
yer almasına elverişli bir biçimde, koltukların yerleştirilmesi
yararlıdır (Resim 2). Koltuklar arasındaki geçiş koridorlarının,
sahnenin tam karşısına gelmemesine önem gösterilmelidir. Ayrıca
koltukların sıradan sıraya kaydırmalı olarak yerleştirilmesi ve
işitsel olduğu kadar görsel açıdan da önemli olan dinleyici sahne
ilişkisinin etüd edilerek, ortaya çıkabilecek platform eğiminin
oluşturulması önem taşımaktadır.
Arka ve yan duvarlar
Yankı, kaynaktan gelen
dolaysız ses ile arka yan ya da tavandan gelen yansıyan ses arasındaki
ulaşma zamanı arasındaki ayrımın fazla olmasından kaynaklanan olumsuz
akustik bir etkidir. Bu nedenle çok genel olarak, salon derinliği
yaklaşık 11 m'den fazla olduğunda yankı tehlikesinin ortaya çıkma
olasılığı vardır denilebilir. Salon derinliği, salon içindeki uzaklık
boyutunun en fazla olabileceği, ses kaynağı ile dinleyici platformu
ya da balkon arka duvarı arasındaki uzaklık anlamına gelmektedir.
Arka duvarın ses yutucu malzemelerden oluşturulması bu olasılığı
ortadan kaldırır. Bu yüzeyde ses dağıtıcı özellik gösteren değişik
detaylı malzemelerin kullanılması olumludur. Ayrıca, parter yan
duvarlarından karşılıklı oluşabilecek başka tür bir yankı tehlikesi
vardır ki bunun önlenmesi için, duvarların en azından birinin yutucu
olarak tasarlanması, birbirinden farklı ve sesi dağıtıcı malzemelerle
kaplanması, paralel konumunun bozulması gibi çözümler olumlu sonuç
vermektedir.
Yansıtıcı levha boyutları
Salonların akustik
tasarımında ses yansıtıcı levhalar ve kullanıldıkları bölgeler büyük
önem taşımaktadır. İlk yansımaların oluşumunun sağlanması ve arttırılabilmesi
için, sahne yakınına, tavana ve yan yüzeylere bazı durumlarda da
arka dinleyici yakınlarına yansıtıcı elemanlar yerleştirilebilir
(Resim 3). Bu yüzeylerin ses yansıtıcılık özellikleri yüksek olmalı
ayrıca, boyutları da sesin dalga boyuna bağlı olarak belirlenmelidir
(min 3.5 m). Levha kullanımının öneminin en çok olduğu bölgeler
sahne ve sahneye yakın bölgelerdeki tavan ya da duvarlardır. Ayrıca
bir salonda tüm tavan etüd edilerek yansımaların istenilen bölgelere
ve istenilen oranlarda gönderilmesi sağlanabilir. Salon yan duvarlarında
ve arka duvarlarında kullanılacak olan levhaların özelliklerinin
ne olacağı da gerekli akustik hesaplar ve incelemeler sonucunda
belirlenmektedir. Levhalar düz olabildiği gibi, yerine göre dışbükey
ya da farklı kesit özelliklerinde de tasarlanabilir.
Balkonlar
Salonlarda oluşturulan
balkon bölgeleri, hacmin genel akustiğinden çok farklı özellikler
gösterebilmektedir. Biçimsel olarak birbirlerinden farklılıklar
gösterseler bile genelde dar ve derin yapıları olan balkon altlarının
tasarımı tavan, duvar ve diğer yansıtıcı yüzeylerden gelen ilk yansımalardan
yararlanabilme açısından önem taşımaktadır. Balkon altlarının derinliğinin
çok fazla tutulmaması sağlanarak, ses tuzaklarının oluşması önlenmelidir.
Ayrıca balkon altlarında özel bir durum yoksa, yüzeylerin çok yutucu
olmaması yararlıdır.
Sonuç
Bir salonda iyi bir
akustik ortamın sağlanabilmesi pek çok kriterin birarada değerlendirilmesi
ve incelenmesine bağlıdır. Yazıda sözü geçen mimari biçimlenişlere
yönelik öneriler oldukça genel ifadeler içermektedir. Ses düzeyi,
yansımalar ve yansışım süresi olarak üç başlık altında toplanan
temel akustik parametre başlıklarının herbiri kendi içinde pek çok
değişik akustik parametreyi içermektedir. Geçmişte yansışım süresi
bir hacmin akustik özelliklerini belirleme ve tasarlamada tek gösterge
iken günümüzde durum farklıdır. Günümüzde akustik parametreler oldukça
çeşitlenmiştir ve önem derecesi birbirinden farklı pek çok parametre
birarada değerlendirilmektedir. Çok genel bir ifade olarak konuşma
amaçlı konferans salonları ve müzik amaçlı konser salonları ve benzeri
hacimler için öngörülen parametreler birbirinden farklılık gösterdiği
söylenebilir.
Özellikle seslendirme
yapılmayan doğal ses düzeyinin yeterli olabildiği çok büyük olmayan
hacimlerde, hacim akustiği için gerekli koşullar, tasarım aşamasında
alınabilecek fiziksel ve geometrik önlemlerle sağlanabilmektedir.
Hacim akustiği açısından uygun ortamların oluşturulabilmesinin tasarım
aşamasında ele alınması zorunluluğu, seslendirme yapılan hacimler
için de geçerlidir. Ancak seslendirme yapılan ve yapılmayan hacimler
için alınması gereken önlemler birbirinden belli farklılıklar gösterebilmektedir.
· Barron, M., "Auditorium Acoustics and Architectural Design,
E and FN SPON, London 1993.
· Beranek, L.L., "Concert
and Opera Halls: How They Sound, Published for the Acoustical Society
of America, USA 1992.
· Erdem Aknesil, A., "Oditoryum
ve Konser Salonlarındaki Mimari Biçimlenişe Akustiğin Etkileri",
Yapı ve Yaşam 92 Kongresi, Bursa, Mayıs 1992.
· Erdem Aknesil, A., "Salonların
Hacim Akustiği Yönünden Değerlendirilmesinde Akustik Koşul Dağılımlarının
Öneminin Ortaya Konulması ve İrdelenmesine Yönelik Bir Yaklaşım",
YTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul 1998.
|