|
Güneydoğu
Anadolu’nun ilginç yerleşmelerinden biri de Mardin’dir. Ortaçağın
önemli ticaret yollarının kesiştiği noktada bulanan şehir, Mardin
eşiğinde bir tepede kurulmuştur. Kale ve dış mahalle olarak
adlandırılan iki bölüm, kentin bütününü oluşturur. Kale, dik
yamaçlarla eteğinden ayrılan yükseltinin düzlüğe dönüştüğü
noktadadır. İskân eylemini yüzyıllarca sürdüren kaleden bu işlevi
devralan Dış Mahalle ise, Kale’den eyimli güney eteklerinde,
doğu-batı doğrultusunda gelişerek ve Mezopotamya ovasına yönelerek
yer alır.

Kent Dokusuyla
Evlerin İlişkisi
Yapılandığı
topografyaya teraslamalar biçiminde yerleşen kentin dokusu öylesine
yoğundur ki, sokaklar, meydancıklar, çeşme başları, az sayıda
yapılanmamış parsellerin ve evlerin avlularının dışındaki yegane
boşluklardır. Önceden planlanmamış statü anlamı olmayan düz yada
merdivenlenmiş sokakları, meydancıkları oluşturan şey çağının insan
ve araç boyutudur. Kentin geleneksel ulaşım ağının kendiliğinden
izlenimine karşı, sokak kaplamasından, boyutlarına, parseller
arasındaki mülkiyet-akrabalık ilişkisinin göstergesi Kabaltı denen
gölgeli geçitlerine ev-sokak ilişkisine kadar her yerde, aynı
zamanda, örtülü bir planlamanın varlığı da sezinlenebilir.
Geleneksel Mardin
evleri bu yoğun dokuda, çevresini düz, eğimli yada merdivenli
sokakların belirlediği organik parsellerde yapılanmışlardır. Ancak,
suriçi alanının sınırlı olması yatayda yaygın bir planlamayı
engelleyerek, topografyanın kullanımını zorunlu kılmıştır. Evler,
bazen toprağı düzelterek bazen de onu doğal zeminiyle kabul ederek,
kendiliğinden var olan mağara gibi mekânları da tasarıma katarak
kademelenmeler ve iki, üç, dört katlı durumlar sunarak araziye
yerleşmişlerdir.

Geleneksel Mardin
Evinin Tasarım Özellikleri
Mardin evinin çok
katlılığı genellikle bir inşaat sürecinde oluşmamıştır. Çeşitli
verilerden, giriş katlarının ilk yapılan bölümler olduğu, diğer
katların sonraki tarihlerde, gerektikçe eklendiği anlaşılmaktadır.
Feodal ailenin erkek çocuk merkezli büyümesine bağlı olarak ortaya
çıkan mekansal büyüme gereksiniminin neden olduğu bu sonradan ekleme
durumu çoğu kez önce aynı katta yaşanır, parselin sınırlarının
zorlandığı noktada ise kat eklemelere dönüşür. Geç dönemlerde bir
inşaat sürecinde bitmiş ev örnekleri de olmakla birlikte, bu
özelliği geleneksel Mardin evinin önemli belirleyicisi olduğu
açıktır. Süreç içinde oluştukları anlaşılan yapılardaki genel ortak
özellik giriş katlarının kullanımında ortaya çıkar. Anadolunun diğer
geleneksel evlerinde çoğu kez ortaya çıkan katlar arasındaki
işlevsel farklılık, başka bir deyişle giriş katının servis üst katın
yaşama mekanlarını içermesi olgusunun bu tür Mardin evinde
olmadığı,aksine bu iki işlevin birarada bulunduğu gözlenir. Ancak
geleneksel Mardin evleri günümüze ulaşan son durumlarıyla ele
alındığında, işlevlerin katlar arasında bölüşüldüğü görülür. Buna
göre iki, üç, dört katlı evin giriş katı, yemek yapma, çamaşır
yıkama, hayvanların bakımı, mevsimlik yiyeceklerin hazırlanması,
depolanması gibi kadının günlük eylemlerini, bazı büyük ailelerde
selamlık birimini, hizmetkar odalarını içeren bir biçimde
donatılmıştır.
Kalın yüksek taş
duvarlarıyla sokaktan ayrılan giriş katının en önemli mekânı,
belirtilen eylemlerin büyük bir bölümünün geçtiği avludur. Giriş
katı kadına ait bir mekân olarak mahrem nitelik kazanıyorsa da dış
dünyayla ilişkinin doğrudan kurulduğu durumlara da sahip olmakla
ilginç bir ikilemi yaşamaktadır. Ticari amaçlı depoların, ahırların,
selamlığın yer aldığı örnekler giriş katını aynı anda erkeğe ve
kadına ait kılar.
Avlu yada yapı
duvarına bitişik üstü açık taş merdivenle ulaşılan diğer katlar
oturma, yatma, yıkanma eylemlerinin geçtiği yaşama birimleri ile
işlik, mahzen, kiler, hela gibi servis mekânlarını içerir. Geç
dönemlerde, giriş katındaki merkezi mutfağın yanısıra küçük mutfak
hacimleri de diğer kat planlarına eklenmiştir.
Mardin evinin
süreç içinde birbirine eklenerek tümünü oluşturan yapı birimleri
kapalı, yarı açık ve açık mekânlardan oluşur. Kapalı mekânlar yaşama
birimleri, işlik, mutfak, kiler, depo, helâ işlevlidirler.
Dikdörtgen, L, ters T gibi şemalara sahip olan yaşama birimleri,
ana, baba ve çocuktan ibaret çekirdek ailenin, yemeğini
pişirebileceği ocağı, kab-kacağını koyabileceği tereği, yatağını,
yorganını toplayıp kaldırabileceği yüklüğüyle bağımsız ev olma
özelliği taşırlar. Ard-ıl Beyt denen seki altı ve Sikke denen
basamakla ayrılan seki üstü yaşama birimi bölümleridir. Dolap içi
gusülhanesinin olmadığı Mardin evinde bu eylemin yapıldığı yer seki
altıdır. Seki altı ve seki üstü döşemesinin taş olması ve seki
altında bir su gideri bulunması yıkanma eyleminin sakıncalarını
ortadan kaldırmıştır. İşlik olarak adlandırılabilecek servis
mekânları, çoğu kez yaşama birimlerine bağlı olarak tasarıma
katılırlar. İşlikler, kış ve yaz aylarında tersine bir iklim
sunarak, günlük işlerin yapılmasını kolaylaştırırlar.
Yarı açık
mekânlar hem kapalı mekânlara dağılımı sağlama hem de oturma,
dinlenme işlevleriyle eyvan, revak ve köşklerdir. Eyvanın, iki yanı
ve arkası kapalı, önü açıktır. Değişik amaçlı kullanımları vardır.
Bunlardan biri eyvanın, avluda, kanallardan akan ve havuzda
biriktirilen suyla birlikte kullanımıdır. Burada oturma, dinlenme
eylemi egemendir. Geç dönemlerde üst katların yaygınlaşması ve önem
kazanması eyvanın suyla tasarlanmasını ortadan kaldırmıştır. Diğer
eyvan kullanımı, kapalı mekânlar arasında yer alarak bu mekânlara
dağılımı sağlamak amacını taşır. Ancak çeşitli yönlerde bulunarak,
özellikle yaz aylarında güneşe karşın gölgeli serin mekânlar
yaratırlar. Bir başka yarı açık mekân Revak da bu ikinci tür eyvanın
işleviyle tasarıma katılır. Mardin de az örneğine rastlanan köşkler,
oturma dinlenme amacıyla yapılmışlardır. Açık mekânlar ise günlük
eylemlerin yer aldığı avlu ve teraslardır. Tüm bu mekânlar bazen tek
başlarına bazen ikili, üçlü biraraya gelerek bağımsız birer birim
olan yapım birimlerini oluştururlar. Günümüze ulaşmış geleneksel bir
Mardin evi ise bu yapı birimlerinin yanyana gelmesiyle
gerçekleşmiştir.

Geleneksel Mardin
evleri üzerinde yer aldıkları yamacın da zorlamasıyla Mezopotamya
ovasını kavrayacak biçimde yönlenirler. Güneyden bakıldığında
kademeli bir görünüme sahip olan kent dokusunda evler, giriş katları
dışında, birbirlerinin cephesini kapatmayacak, etkiler sadece kendi
parselleri içinde kalacak biçimde yapılanmışlardır. İki, üç, dört
katlı olabilen evlerin kat adetlerini parselin, başlangıç ve bitim
noktaları arasındaki kot farkına bağlı olması bu saygılı cephelemeyi
sağlamıştır. Mezopotamya ovasına yönelik, bütün cephe oyunlarının
gerçekleştirildiği güney cephesi dışındaki cepheler önemli
özellikler içermezler. Kat girişleri, havalandırma pencereleri,
gönye çıkmalar, Çal köşeler bu cephenin yegane öğeleridir. Yakın
çevrede bol miktarda bulunan sarı kalker taşının farklı cinsleri,
Mardin evinin temelden damına bezemesine kadar en önemli yapı
malzemesidir. Kale etkisi veren avlu duvarları, anıtsal nitelikte
tonoz çeşitleri, dantela gibi işlenmiş kemerleri, silmeleri, sarı
kalker taşı ve genellikle de Süryani ustaları eliyle yaratılmıştır.
Geleneksel Mardin
evinde çok çeşitli kültürel öğelerin varlığı söz konusudur.
Ortaçağın sosyal, ekonomik, politik çerçevesinde bazı motifleriyle
Türkistan’a kadar uzatılabilecek bir çizgide, daha çok da
güneyindeki İran, Irak, Suriye, Mısır’daki durumlarla benzerlik
gösterirken; Anadolu’daki geleneksel evlerden biçimsel farklılıklar
sunan Mardin evi, içinde bulunduğu bölgenin genel özelliklerinin
etkisinde, kentin özel koşullarını belirleyiciliğinde oluşmuştur.
Kaynak:
Anadolu'da Ev ve İnsan ( Emlak Bankası Yay.-1996)
|