|
Yürüyen
Köşk
Bu Köşk; Kültür Bakanlığı Gayrimenkul
Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 12.7.1980 gün ve 12238
sayılı kararı ile, korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları
arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır.
Atatürk
Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazisi içinde bulunan
iki katlı dörtgen planlı, ahşap karkas küçük bir yapıdır. Deniz
tarafından 11 sütun ile çevrili mermer tabanlı açık bir alana
ve 30 metre uzunluğunda ahşap bir iskeleye sahiptir. Köşkün
giriş katında, küçük bir çay ocağı, küçük bir oturma odası ve
üç cephesi kristal camlarlar kaplı toplantı salonu ile tuvalet
ve duş bulunmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta
ise dinlenme odası ile küçük bir yatak odası, tuvalet ve banyo
bulunmaktadır. Bu küçük Köşk'e Atatürk'ün isteği ile mutfak
yapılmamıştır.
Ahşap olan bölüm, iki katlı,
üstü Marsilya tipi kiremitle örtülü oturma çatılıdır. Cepheler
ahşap kaplamalı olup kat arasında profilli kat silmesi ve değişik
süslemeli tahtalarla kaplanmıştır. Pencereler ve pencere kepenkleri
klasik yapılı katlanır kanatlıdır. Kat döşemeleri girişi karo
mozaik ve mermerdir. Üst kat ise normal ahşap döşemelidir. Duvarlar,
Bağdadi üzeri çimento harçlı sıvalı ve sıvanın üstü boyalıdır.
Merdiven altına yarı bodrum şeklinde, dışarıdan girilen su ısıtma
merkezi bulunmaktadır. Şu, burada ısınmakta, ısınan su, borularla
yukarı katlara çıkarak duş ve banyonun sıcak suyu elde edilmektedir.
Betonarme
olan kısım ise, üç taraflı camekanlı olup camlar kristal, doğramaları
ahşap, döşemesi mermer kaplama ve üstü yine mermer kaplama olup,
teras olarak kullanılmaktadır. Binanın etrafı, mermer kaplamalı
iki kollu merdivenle mendireğe inilmektedir. Mendireğin iskeleti
betonarme, üstü ağırlıklı ahşap latalarla kaplıdır. Bahçenin
etrafı güzel süslemeli babalar ve babaların üstünde aydınlatma
elemanları bulunmaktadır.
Ayrıca, Köşk'ün içinde Atatürk'ün
kullandığı özel eşyaları ile son derece mütevazi oda takımları
bulunmaktadır.
Atatürk tarafından sahilde, çınar
ağacının hemen yanında yapılması istenen Köşk'ün yapımı 1929
Eylülünde bitirilmiştir.
13 Eylül 1929 tarihli gazetede
"Atatürk'ün Millet Çiftliği'ndeki inşa edilen Köşk'ü bugün
ikmal edildi" haberi yer almaktadır.
"Bina
kaydırılacak"
Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde,
Köşk'ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye
çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına
çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir:
Ağacın dalları uzamış binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı
cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan
bir emir verir:
"Ağaç kesilmeyecek, bina
kaydırılacak."
Görev İstanbul Belediyesi'ne
intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğunu
üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar'ın kardeşi olan Başmühendis
Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer)
yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova'ya gelerek çalışmalarına
başlar.
8 Ağustos 1930 tarihinde önce
bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının
temel seviyesine inilir. İstanbul'dan getirilen tramvay rayları
döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan
raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak
ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.
Güzel ve sıcak bir yaz akşamında
Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Mahbule Atadan, Vali vekili
Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi
Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır.
Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır
ve Ulu Çınar Ağacı'da kesilmekten kurtulur.
Atatürk
ve Yalova konusunda önemli araştırmalara imza atan Araştırmacı-Yazar
Ahmet Akyol'a göre, Köşk'ün yürütülmesi işlemi iki safhada yapılır.
8 Ağustos 1930 tarihinde öncelikle yapının teras bölümü (toplantı
salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırır.
Geri kalan iki gün içerisinde de ana binanın raylar üzerinde
yürütülmesi işlemi tamamlanır. Ahmet Akyol'un bu görüşünün doğru
olabileceği bazı resimlerden anlaşılmaktadır.
Köşk kaydırılması olayı 10 Ağustos
1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde aynen şu şekilde yer almıştır.
"Gazi Hazretlerinin Köşkü
nakledildi.
Gazi Hazretlerinin Yalova'daki
köşkünün yürütülme ameliyesi dün muvaffakiyetle icra ve ikmal
edilmiştir.
Kendileri de bu ameliyeye
bizzat nezaret etmişlerdir."
10
Ağustos 1930 tarihli gazetedeki bu haberi okuyanlar ülkenin
içinde yaşadığı onca önemli meseleler arasında, bu olayın o
tarihte ne ifade ettiğine belki bir anlam veremediler. Belki
de, bir çınar ağacının bir metrelik dalının kesilmemesi için
bir köşkün kaydırılmasını hayretle karşıladılar.
Çünkü, o devirde ne ozon delinmesi
vardı, ne global kirlilik, ne asit yağmurları, ne orman katliamı...
Dünyada hiçbir ülkenin hiçbir devlet başkanının gündeminde dahi
yoktu, ÇEVRENİN ÖNEMİ. Yalnızca bir ülkenin kurtarıcısı milletini
özgürlüğe, bağımsızlığa kavuşturmak için mücadele veren, bir
karış toprağını, bir tutam yeşilini koruyan tek bir liderdi.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.
Bu lider, Dünya ülkelerinin henüz
1970'li yıllardan sonra anlayıp düşünmeye başladığı çevrenin
önemini 1930'lu yıllarda benimsiyor, "Çevreyi korumak aklın
gereğidir" özdeyişi ile yalnızca Türk insanına değil, tüm
dünya ülkelerine çok önemli bir mesaj veriliyordu.
İnsan
sevgisinin yanısıra doğa tutkusu, doğa sevgisiyle dopdolu bir
Liderin bir dehanın, çevre duyarlılığı, tüm dünya insanları
için örnek olacaktır.
2 Mart 1998 tarihinde ulusal
televizyonlarda yer alan Amerika'da tarihi bir müzikholün raylar
üzerinde elli metre kaydırdığı haberi yayınlandı. 68 yıl önce
Atatürk'ün gerçekleştirdiği bir olay 1998 yılında, 2000 li yılların
teknolojisi ile ancak uygulanabiliyordu. Üstelik bu olay bir
ağacı, bir canlıyı kurtarmak amacıyla değildi...
Ne mutlu ki, Atatürk gibi bir
yol göstericimiz, bir önderimiz var. Bir ağaç dalı için verilen
bu emek aslında tüm dünya insanları duyurulmak istenen bir çevre
anlayışının göstergesidir.
Umuyoruz ki, Türk milletinin
kurtarıcısı bu büyük liderin örnek alınan tüm özellikleri içinde
doğa sevgisi ve çevre anlayışı tüm gönüllerde ölümsüzleşsin
"RAHAT UYU BÜYÜK ATATÜRK,
ÇINAR AĞACIN EMİN ELLERDE... ARTIK O'NUN KOLLARINI KİMSE KESMEYECEK."
Atütürk`ün
Evleri`ne dönüş 
Çevre sayfasına dönüş 
|