|
2002 sonuna kadar gayrimenkullerin
satılmasından sağlanan değer artış kazancının vergilendirilmesinde
dört yıl elde bulundurma koşulu yeniden getirildi.
Beyana
tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanlar
ile basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olanlar
dışında kalan mükelleflerin, 2001 yılında çeşitli kaynaklardan elde
ettikleri kazanç ve iratlardan beyana tabi olanların birleştirilerek
yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi dönemi 1 Mart
2002 tarihinde başlamış olup, 31 Mart 2002 tarihinin resmi tatil
gününe rastlaması nedeniyle 1 Nisan 2002 tarihine kadar devam edecek.
Beyana tabi olan kazanç ve iratlardan biri de gayrimenkullerin satışından
elde edilen değer artış kazancıdır.
İktisap (edinme) tarihinden itibaren dört yıl içinde elden çıkarılan
gayrımenkullerin satışından elde edilen kazanç değer artış kazancı
olarak vergiye tabi tutulmakta iken, 4369 Sayılı Kanunla yapılan
değişiklikle, gayrımenkul satışından elde edilen kazançların vergilendirilmesinde
dört yıllık elde bulundurma süresi kaldırılmış, gayrimenkul ne kadar
süre ile elde bulundurulmuş olursa olsun, elde edilen kazancın,
belli bir tutarı aşması halinde vergilendirilmesi öngörülmüştü.
Daha sonra 4444 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile Gelir Vergisi Kanununa
eklenen Geçici 56. madde ile yukarıda belirttiğimiz hükümler 2003
yılına kadar ertelenerek, 1999 - 2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde
eskiye dönüş yapılmıştır.
Buna göre, 2002 yılı sonuna kadar gayrimenkullerin elden çıkarılmasından
sağlanan değer artış kazancının vergilendirilmesinde dört yıl elde
bulundurma koşulu yeniden getirilmiştir.
2001 yılında elden çıkarılan gayrimenkullerin, elden çıkarılmasından
sağlanan kazançların beyan edilip edilmeyeceği aşağıda yer verilen
hesaplamalar ve istisna uygulamasından sonra belirlenecektir.
Vergilendirilmeyecek kazanç
İvazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere bina (mesken,
işyeri), arsa ve arazilerin iktisap (edinme) tarihinden başlayarak
dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artış
kazancı sayılamaktadır. Gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak
dört yıl geçtikten sonra elden çıkarılması halinde ise elde edilen
kazancın tutarı ne olursa olsun değer artış kazancı sayılmayacak,
bu gelirler için beyanname verilmeyecek, vergi ödenmesi söz konusu
olmayacak.
Gayrimenkullerin elden çıkartılmasından sağlanan değer artış kazançlarının
3 milyar 500 milyon liralık kısmı vergiden istisna edilmektedir.
Buna göre, iktisap tarihinden itibaren dört yıl içinde elden çıkarılan
gayrimenkullerin, elden çıkarılmasından sağlanan değer artış kazancının
vergilendirilmesi için kazanç tutarının 3 milyar 500 milyon lirayı
aşması gerekiyor. Başka bir anlatımla elde edilen değer artış kazancının
3 milyar 500 milyon lirayı aşmaması halinde beyanname verilmeyecek,
başka gelirlerden dolayı beyanname verilmesi halinde gayrimenkul
satış kazancı beyannameye dahil edilmeyecek.
Değer artış kazancının hesaplanması
Gayrimenkullerin elden çıkarılmasında safi kazanç, elden çıkarma
karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil
edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan gayrımenkulün
maliyet bedeli ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının
uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi
suretiyle bulunacaktır.
Gayrimenkullerin elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan
gayrımenkulün, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik
Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış
oranında artırılarak tespit edilecektir.
1998 yılı emlak vergisi beyanname verme süresinin bitiminden önce
iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, bu gayrimenkullerin
maliyet bedeli olarak, 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilen
emlak vergisi değeri esas alınacaktır. Maliyet bedeli olarak kabul
edilen bu tutar, endekslenmiş maliyet bedeli olarak kabul edilecek
ve iktisap tarihinden 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme süresi
sonuna kadar olan süre için yeniden endeksleme yapılmayacaktır.
Başka bir anlatımla endeksleme 1998 yılı genel beyan döneminde beyan
edilen emlak vergisi değerine uygulanacaktır.
Örnek
25.11.1997 tarihinde bir gerçek kişi tarafından 5 milyar liraya
satın alınan bir gayrimenkul, 1998 yılı genel beyan döneminde (1998
Eylül ayında) 8 milyar lira olarak beyan edilmiş, 15 Şubat 2001
tarihinde 30 milyar liraya satılmış olsun.
Elden çıkarma dört yıl içinde gerçekleştiği için elde edilen kazanç,
değer artış kazancı sayılacaktır. Ancak elde edilen kazancın vergilendirilip
vergilendirilmeyeceğini belirlemek için aşağıdaki hesaplamaların
yapılması gerekecektir.
1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilen 8 milyar lira gayrimenkulün
maliyet bedeli kabul edilecek ve bu tutar, 1998 Eylül ayına göre,
satışın yapıldığı 2001 Şubat ayından bir önceki ay olan 2001 Ocak
ayında TEFE endeksindeki artış oranında artırılarak iktisap bedeli
tespit edilecek.
Endekslenmiş maliyet bedeli ile satış bedeli arasındaki fark safi
kazanç olacak ve tutarı 3 milyar 500 milyon lirayı aşarsa, 3 milyar
500 milyon lirayı aşan kısım beyan edilerek vergiye tabi tutulacak.
3 milyar 500 milyon lirayı aşmaz ise, elde edilen kazanç beyan edilmeyecek.
Tablo'ya göre, artış oranının hesaplanmasına esas alınacak Ağustos
1998 endeks değeri 1.045,3 Ocak 2001 endeks değeri 2.686,8'dir.
Buna göre endeksleme de esas alınacak oran,
(2.686,8 - 1.045,3) / 1.045,3 = 1,57'dir.
Dolayısıyla, değer artış kazancının safi tutarının hesaplanmasında
esas alınacak olan endekslenmiş bedel (iktisap bedeli) (1 + 1,57)
x 8 milyar = 20 milyar 560 milyon lira,
Safi kazanç ise; (30 milyar - 20 milyar 560 milyon) = 9 milyar 440
milyon lira olacaktır.
Bu tutar, 3 milyar 500 milyon lirayı aştığı için, 3 milyar 500 milyon
lirayı aşan kısım olan 5 milyar 940 milyon lira değer artış kazancı
olarak beyan edilecek ve vergisi üç taksit halinde ödenecektir.
Finansal Forum - 11
Mart 2002
|