|
Hepiniz
bilirsiniz; mikroplar faydalı ve zararlı olmak üzere ikiye
ayrılır. Mimarlık; muhtemelen faydalı mikroplar sınıfına
giriyor. 35 sene önce bu mikrobu kendi isteğimle Güzel Sanatlar
Akademisinden
( “O” şimdi M.S.Ü.) aldığımı itiraf ediyorum !..
Mezun olduktan sonra, maişet motoruna yakıt temin
etme telaşı ile 20 yıl kadar, “ahşap atölyesi” çalıştırma
gayretinde bulundum. 18 yıldır ,Seramik Sanatçısı eşim ve üç
çocuğumla, Bursa’nın Ürünlü Köyünde, kısıtlı malzemelerle
yaptığımız “ahşap” bir evde yaşıyorum. Son beş yıldır ;
sadece proje yaparak geçinmek gibi bir takıntım var..
Bu arada her meslek sahibinin;
geçim kaygısından da öncelikli, “toplumsal görevi”
olduğuna inandığım; bilimsel araştırmalar, makaleler ve
konferanslar ile yaşantıma anlam katmaya, hayatımızı yaşanmaya
değer kılmaya çalışıyorum..
Deprem,
ülkeyi kökünden sarsarken bundan hepimiz nasibimizi aldık.
Herkesin mesleki bilgileri ve vicdani sorumlulukları açısından
“bir şeyler yapmalıyız artık !” dediği şu günlerde, fay
hattının nereden geçtiğini değil üstünde alınması gereken
tedbirleri nihayet konuşmaya başladık.
NELER YAPTIK ?
“Depreme Karşı Ahşabın Gücü” nü
anlatan konferans dizisinden dördüncü etkinliği 15 Ocakta Bursa
,T.K.M. de gerçekleştirdik. Sevindirici yanı salon yine dolu
idi. Alıştığımız yanı da ;ilkini Mimarlar Odasının
tertiplemesine rağmen “Mimarlar yine % 10 u geçmiyordu”..
İkincisi ; Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümünde,
Üçüncüsü; İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Oditoryumunda
yapıldığından, oradaki öğrenci ve mimar ve oranlarından
bahsetmiyorum. Tabii ki çoğunluktaydılar..
9
Aralık‘ta, İstanbul’daki söyleşinin ardından yapılan
panelde, çağrıma özveri ile katılıp bizi aydınlatan beş uzman
dostumuzla ahşabı “enine boyuna” inceledik. Yapı Endüstri
Merkezinin organize ettiği toplantıda :
Mimar Turgut Cansever ; engin deneyimi ve bu konunun
duayeni vasfı ile,
Prof.Saadettin Ökten ; Ahşap konusunda Ülkemizde yazılmış
üç-dört statik kitabından birinin müelliflerinden olmakla,
inşaat mühendisliği yönünden,
Prof Yener Göker ; Odun mekaniği Ana Bilim Dalı
Başkanı olarak,ahşabın bilmediğimiz yönlerini irdeleyerek,
Emine Erdoğmuş ; Ahşabın koruyucularını üreten Senkron
firmasının Genel Müdürü ve Kimyager vasfı ile bu konunun önde
gelen mücahitlerinden biri olarak,
Prof.Cengiz Eruzun da hem ev sahibi, hem de gerçek bilgi
sahiplerinden biri olarak katkıda bulundular. Bu zenginlik,
toplantıyı dört buçuk saate taşıdı..
Yapı Endüstri Merkezinden ; söyleşinin ve panelin
sonuçlarının genişleterek bir kitap haline getirilmesi talebi
geldi. Türkiye’nin dört bir yanından ilgi ve bilgi akıyor..
3 Mayısta Bursa Almira Otelde, Türk Evi
Firması tarafından, 8 Mayısta İstanbul Grand Haliç Otelde
ve 11 Mayısta; Anadolu yakasındaki MODOKO Mobilyacılar Sitesi
İdare Binası Salonunda; ERA Tasarım+Uygulama+
Mimarlık şirketinin organizasyonunda iki konferans
düzenlendi.Yine “Depreme Karşı Ahşabın Gücü !” ana
başlık. Bu konferanslar teknik düzeyde, uzmanlara yönelik fakat
salonların kapasitesi oranında halka da açık düşünüldü.. Böylece
yedincisi organize edilen bu söyleşilerin ardından bana daima şu
soru yöneltiliyor: “Toplumumuzun çoğunluğu bu gerçeklerin ne
zaman farkına varacak ?” Ne zaman ki elli yedinci konferans
için davet alırız, işte artık o bilinç düzeyine çoktan varmışız
demektir.
Siz
bu sabrı gösterirken yalnız mı kalacaksınız ? Hayır !..
“Ulusal Ahşap Birliği”nin kuruluş amaçlarından biri de bu ;
“Ahşap kullanan üretici ve tüketiciyi hiç yalnız bırakmamak”..
Tüm üretenler ve depremin zararlarını birinci dereceden
görenler, güç birliği arayışı içindeler.. Ahşap Birliği
kuruluşu bu arayışın en akılcı ürünlerinden biri olacak..
Şimdi
şöyle bir çevreye göz atalım !. “Elimizde hangi bilgiler ve
olanaklar var ? Daha sağlıklı ve daha güvenli yarınlar için
neler yapabiliriz ?”
Bu sorulara cevap bulmaya çalışalım..
Aşağıda okuyacağınız metin, bildiklerinizi unutturmamak ve yeni
sorulara temel olmak amacı ile derlenmiş, görüşlerinize
sunulmuştur..
BİLDİĞİMİZ AĞAÇ , YANİ AHŞAP , YANİ TAHTA !..
Diğer inşaat malzemeleri ile fiziksel ve mimari özelliklerini
karşılaştırdınız mı hiç ? Doğanın bize mükemmel iç yapısı ile
hazır olarak sunduğu bu harika malzemenin akıllıca kullanımı ile
nelerin çözüme ulaştığı, hangi formların olanaklı hale geldiğini
,bilgisayar ortamındaki görsel sunu ile izlemiş olacaksınız..
Önce, bir dizi özet soru ile “durum tespiti !” yapalım
isterseniz.. Ardından , bize bu soruları sordurtan güzel
Ülkemizin insan hamuruna bir göz atalım ve son olarak yabancı
bir uzmanın Ekim başlarında, İstanbul “Yapı Endüstri
Merkezinde” verdiği konferansın Türkçe metnine kulak verelim
isterseniz !.. Son olarak dediğime bakmayın.. Son söz yine bizim
olacak. Çünkü bu Ülke bizim !..Çünkü burada, aklımızı kullanarak
mutlulukla yaşayabilecek iken , birilerinin akılsızlığına uyup
kahırla ölmekte olan, bizleriz
Devam Ediyor...
|