|
Jeofizik Mühendisleri
Odası Genel Başkanı, İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Kuzey
Anadolu Fay Hattı'nda oluşan gerilimin Marmara Denizi'nde dağıldığını
söyledi. Prof. Ercan, ‘‘Marmara, gerilimi en az iki kola ayırarak
dağıtıyor. Ben, kırılmanın bir değil, en az iki parçalı, ardışık
depremlerle olacağına inanıyorum’’ dedi.
İTÜ öğretim üyesi Prof.
Dr. Ahmet Ercan, sismolojik verilerdeki P ve S dalgalarının hızlarındaki
ayrılıkları baz alarak Mürefte-İznik arasının 30 kilometrelik Yeraltı
Jeofizik Kesiti'ni çıkardıklarını söyledi. Prof. Ercan, ‘‘İstanbul'un
tam altındaki büzüşme nedeniyle kalınlaşan ilk iki katman, kırılmaya
direniyor. Marmara, gerilimi en az iki kola ayırarak dağıtıyor.
Ben kırılmanın bir değil, en az iki parçalı, ardışık depremlerle
olacağına inanıyorum’’ dedi.
30 YILIN VERİLERİ
Prof. Ercan, faydaki
gerilimin biri Yalova-Çınarcık yönü, diğeri Kınalıada-Sivriada önünden
geçmek üzere iki kola ayrıldığını ve enerjinin bunlardan birinde
boşalabileceğini söyledi. Fayların suyun kolay yolu bulması gibi,
kolay yolu bularak kırıldıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ercan, Kuzey
Anadolu Fayı'nın her yıl 1.5 atom bombasının enerjisine eşit gerilim
biriktirdiğini anlattı.
Prof. Dr. Ahmet Ercan, deprem dalgalarının
hızının kabuğun kalınlığını, kaç katman olduğunu, bu katmanların
katılıklarını ve yanal yöndeki süreksizliklerini ortaya çıkardığını
söyledi. Marmara Bölgesi Yeraltı Jeofizik Kesiti'ni çıkarabilmek
için 30 yıllık sismoloji verilerini kullandığını anlatan Prof. Dr.
Ercan, katmanları şöyle sıraladı:
İlk 3-4 kilometrede, katı-orta katı
nitelikli bir katman var.
Bunun altındaki granitten oluşma
katı-orta katı ‘‘üst kabuk’’ oldukça dirençli. Kalınlığı 11-14 kilometre
arasında değişiyor.
‘‘Alt kabuk’’ta kalınlığı 26-31 derece
arasında değişen bazaltik bir katman saptadık.
En altta ise ‘‘Mohoroviçiç’’ dediğimiz
gevşek-sıkı-orta katı magma tabakası var.
Prof. Dr. Ercan, İstanbul'un altında,
en üst katmanın 4 kilometre, üst kabuğun da 14 kilometre derinliğe
ulaştığına dikkat çekerek şunları anlattı:
İSTANBUL DİRENİYOR
‘‘İstanbul Boğazı'nın tam altındaki
bu büzüşme, Çatalca'da 3, Hereke'de 1 kilometre olan en üst katmanı,
4 kilometreye çıkarıyor. Yüzde 30'luk bir artış var. Aynı şekilde
üst kabuk da yüzde 30 daha fazla. Magmada ise ters yönde süreksizlik
var. Mürefte ve İznik'te 31 kilometrede ulaşılan magmaya, İstanbul
Boğazı'nın altında 26 kilometrede ulaşılabiliyor.’’
Prof. Dr. Ercan, üst kabuğun granitik
kabuğa göre 2.2 kat, bazalt katmana göre ise 3 kat daha dayanıksız
olduğunu söyledi. Prof. Ercan, büzüşmenin İstanbul'un altında yüzde
30 kalınlaşma sağladığını belirterek, ‘‘Bu, İstanbul'un altındaki
kabuğun kırıcı kuvvete karşı direncini artırıcı gözüküyor. 1970'den
beri, burada, deprem etkinliği çok az. İzmit Körfezi, Tekirdağ ve
Silivri körfezlerinde ise çok yoğun’’ dedi.
Deprem en az 2 parçalı olacak
Sivriada açığında 6.3
Tekirdağ açığında 7.2
Marmara'daki kırılmanın en az 2 parçalı
olmasını beklediğini belirten Prof. Dr. Ercan, bunlardan birinin
Sivriada yakınlarında 6.3, diğerinin ise Tekirdağ açıklarında 7.2
büyüklüklerinde olabileceğini söyledi. Marmara Denizi'ndeki kırıkların,
sağ yanal atımı varken, düşey atımlarının da karadakine göre daha
büyük olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ercan, şunları anlattı:
‘‘Marmara'da, kırıklar, ‘kapı kolu
gibi' güneye doğru bir düşme gösteriyor. Doğudan gelen itici güçler,
Marmara'ya girdiği zaman en az iki kola ayrılarak, baskı gücünü
düşürüyor. Dolayısıyla olağan koşullara göre hesap edilen değerler,
deniz içindeki koşullarla değerlendirildiğinde, daha küçük depremlerle
sonuçlanma olasılığı çok yüksek. Ben depremlerin 8-12 kilometre
derinlikte olacağını düşünüyorum.’’
Prof. Dr. Ercan, 6.3 büyüklüğündeki
bir depremle 3.5, 7.2 büyüklüğündeki bir depremle de 41 atom bombası
gücünde enerji boşalacağını söyledi. Zaman geçtikçe biriken gerilimin
arttığını vurgulayan Prof. Dr. Ercan, bunun da depremi büyüteceğini
belirtti.
Kırılma, İmralı’ya da uğrayabilir
Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın, Jeofizik
Mühendisleri Odası'nın raporunda da yer alan deprem senaryosuna
göre, Marmara'da kırılma iki parçalı olacak. Rapor, beklenen depremin
Kınalıada'nın batısında olacağını yazıyor. Büyükçekmece-Mürefte
arasındaki depremsel etkinliğe dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Ercan,
daha zayıf olan Büyükçekmece-Mürefte arasının önce kırılacağına
yüzde 60 ihtimal veriyor. Kırıkların işleyiş mekanizmaları incelenince
bu fay parçasının da iki parçalı kırılacağı ihtimalinin yüksek olduğunu
belirten Prof. Dr. Ercan, Kınalıada-Büyükçekmece arasındaki parçanın
ise büyük bir olasılıkla diğer parçanın kırılmasının ardından 6-6.5
arasında bir büyüklükle bir deprem yaratabileceğini anlattı. Jeofizik
verilerin Kınalıada-Büyükçekmece arasındaki direncin yüksek olduğunu
gösterdiğini belirten Prof. Dr. Ercan, kırılgan kabuğun Büyükçekmece-Mürefte
arasında daha ince olduğunu bu nedenle, öncelikle depremi burada
beklediğini vurguladı.
Çatallaşan fay için düşünülen deprem
senaryolarından ikincisi ise kırılmanın, Adalar çatalı yerine, kuzeydeki
diğer uçtan sürmesine dayanıyor. Bu bölümde daha fazla enerji olduğunu
vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Ercan, ‘‘Kırılma bu uçtan sürerse, İmralı'ya
uğrayarak yolunu tamamlar’’ dedi.
Başka yoldan da kırılabilir
İstanbul'un altındaki yerçekimi ivme
değerlerinin yüksekliğinin, kabuğun çok yoğun ve ağır olduğunu gösterdiğini
belirten Prof. Dr. Ercan, şunları söyledi:
‘‘İstanbul'un altındaki kabuk, depreme
karşı santimetrede 350 bin kilogram direnç gösteriyor. İstanbul'un
altındaki direnç, Hereke'ye göre 1.2, Mürefte'ye göre 1.3 kat daha
dayanıklı. Bu dayanıklılık, kırılmayı geciktirir ya da deprem daha
kolay bir yoldan gider. SHOD'un (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir,
Hidrografi ve Oşinografi Dairesi) sığ sismik çalışmaları, büzülmenin
olduğu yerde, sismik kesitte de bir büzüşme olduğunu gösteriyor.
Burada fay hattı görülemiyor.’’
Prof. Dr. Ercan, İstanbul'un ve Marmara'nın
yeraltı yapısı konusunda, sismoloji, yerçekimi, deniz sismiği ve
manyetik bilgilerin örtüştüğünü söyledi.
Hürriyet - 30 Mart
2001
|