|
Korkular içinde yaşayan
bir millete dönüştük. Bir taraftan ekonomik kriz, işsizlik, açlık
korkusu, öte yandan deprem, enkaz altında kalmak, ölüm korkusu.
Aniden merak ettim;
hangisi daha beter bir durum diye...
Ekonomik deprem mi,
yoksa yeryüzü depremi mi? Sizce hangisi daha felaket bir durum?
Tabii ki işin en önemli noktası;
ölüm,
'Çıkmayan canda ümit vardır' diyen annemin
bu sözünü hatırlayıp ne çeşit bir felaketin içinde bulunursanız bulunun,
yaşadığınız sürece her türlü sıkıntının üstesinden gelinebileceğini
düşünüyorum.
Benim bu düşüncemin tam tersini düşünenler
de var. Sağlıklı, güçlü, kuvvetli oldukları halde tüm varlığını kaybedenlerin
ölümü düşündüklerini hatta intihar ettiklerini biliyorum.
Mesela İngiltere'deki çiftçiler ineklerini
şap hastalığından yitirince hemen intihar etmeye başladılar. Demek
ki, onlar için yaşamak demek, 'inek' demekmiş.
Halbuki bizim memleketimiz bu genç yaşına
rağmen ne krizler atlattı da ölmeyi aklının ucundan bile geçirmedi.
Gençliğin verdiği cesaret ve yaşam arzusu,
her türlü sıkıntının üstesinden gelebilecek gücü veriyor. Biz Türkiyeliler
olarak çok genç bir milletiz. Avrupa'nın en genç ulusuyuz. Ayrıca
devlet olarak da çok genciz. Türkiye henüz 78 yaşında. Bir ülkenin
hayatında 78 yıl nedir ki? Henüz büyümekte olan bir çocuk olduğumuz
bile söylenebilir.
Çocuklar ise, düşe-kalka büyürler. Belki
biraz canı acır, ağlar ama çabuk iyileşir. Böylece ne yapması gerektiğini
ve ne yapmaması gerektiğini öğrenir.
Şimdi düştük. Canımız acıyor ve ağlıyoruz.
Neden düştüğümüzü anlamaya çalışıyoruz. Belki henüz bunu düşünmüyoruz
ama en kısa zamanda düşünmeye başlayacağız. Ve bir daha aynı şekilde
düşmemek için ne yapmamız ya da neleri yapmamamız gerektiğini anlayacağız.
Sonuç olarak bu sıkıntıları aşacağız. Tabii aşabilmek için sağlıklı
olmamız şart. Hem zihinsel, hem fiziksel, hem de ruhsal açıdan sağlıklı
olmalıyız ki, ümitlerimizi gerçekleştirebilelim.
Halbuki birileri çıkıp 'deprem olacak'
diyor aklına estikçe. Ve kimsede hal kalmıyor. Çünkü ucunda 'ölüm
korkusu' var. İnsanların bu korkusunu alevlendirmekten zevk alırcasına
durup durup deprem olacak demenin ne manası var? Sanırım bizim milletin
zayıf tarafını yakalamış olan hainler, ruh sağlığımızı adamakıllı
çökertip içinde bulunduğumuz ekonomik depremi aşmamızı istemiyorlar.
Siz siz olun korkularınızı alevlendirmelerine
izin vermeyin diyorum, Yasemin'ce...
Hürriyet Cumartesi
- 31 Mart 2001
|