Cumhuriyet döneminde Karadeniz bölgesi önce fındıktan sonra çaydan yemek yedi. Ancak kentleşme oranının artmasıyla şehir ekonomilerinin ön plana çıkma gereği doğdu. Sadece fındık üretmek, sadece çay üretmek, bir kentin geçimi için yetmedi. Gurbete çıkanlar yanında, ekmeğini sanayide arayanlar oldu. Hemen belirtelim ki, sanayinin Karadeniz'de geleceği pek yok. Henüz Doğu Karadeniz'den Türkiye çapında 500 büyük sanayi kuruluşu arasına giren şirket çıkmadı. Borsada halka açılan bir şirkete de rastlanmıyor. Bunun da çeşitli nedenleri var. En başta da Karadeniz'in coğrafi yapısı fabrika yapacak düz bir arazi bulmak çok zor. Bulunsa bile çok pahalı.
Karadeniz'in sanayideki bu dezavantajına karşılık, avantajlı olduğu sektörler de var. Ticaret bunlardan biri. Rusya ve Türk cumhuriyetlerine yakınlığı nedeniyle bu ülkelerde olan ekonomik ilişkilerde Karadeniz şehirleri ve girişimcileri öncü konumunda. Nitekim geçmiş yıllarda canlanan ekonomik ilişkilerden Karadeniz' in yararlandığı ve ekonomisini canlandırdığı bir gerçek. Karadeniz' in avantajlı olacağı ikinci büyük sektör turizm. Hem yerli turisti hem yabancı turisti çekmede Karadeniz' in bir çok avantajı var. Bir kere bölgeden göç edenlerin yüksek oranlara varması büyük bir potansiyel. Bunun yanında güneş turizmine tam bir alternatif. Karadeniz' e giden denizi aramıyor. Turisti cezbeden tarihi eserler konusunda da Karadeniz bölgesi oldukça zengin.
Ancak bölgeyi bir turizm merkezi yapacak asıl özelliği doğası, dağları ve yaylaları. Yaklaşık 2,000 yayla var Karadeniz bölgesinde. Ne doğa biter, ne yayla. Alternatif çok. Bir turistin gezip görme dışında günlük yaşamında aradığı yiyecek de, yine Karadeniz bölgesini avantajlı kılıyor. Kollestrolü düşük, süt ürünlerine, sebzeye ve balığa dayanan bir mutfak. Geriye konaklama girişimcileri kalıyor. En büyük eksiklik de burada, kısmen mevcut ama henüz yeterli değil. Doğu Karadeniz bir gün kalkınacaksa turizmle kalkınacak.
 

Kaynakça: Ulusoy Travel, 48.sayı, Temmuz-Ağustos 2000