|
Türkiye
Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Proje Koordinatörü Oğuz Tanındı, “Türkiye’deki
arkeolojik tahribat yoğun, yaygın ve sürekli...Biz burada konuşurken
bile en azından 10-15 höyük yok oluyor. Bunun için acil önlem alınmalı”
dedi.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY)
Projesi kapsamında, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki
arkeolojik yerleşim yerlerinin ele alındığı keşif gezisi sonucunda
hazırlanan “Türkiye Arkeolojik Tahribat Raporu 2001” açıklandı.İlk
Tunç Çağı sonuna kadarki döneme ait yerleşim yerlerinin ele alındığı
çalışma sonucu hazırlanan raporda, iki bölgede toplam 588 arkeolojik
yerleşme yerinin 515’inde tahribatın belgelendiği vurgulandı.
TAY RAPORU
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde düzenlenen basın toplantısında
TAY Proje Koordinatörü Oğuz Tanındı tarafından açıklanan raporun,
bu yıl Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, ilgili Bakanlıklar, Jandarma
Genel Komutanlığı, üniversiteler ile Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu
ve UNESCO’nun da aralarında bulunduğu toplam 570 kurum ve kuruluşa
gönderildiği belirtildi.
Proje hakkında bilgi veren ve çeşitli üniversitelerden ve üniversite
dışı insanların biraraya geldiği bağımsız bir ekip olarak 9 yıldır
Türkiye’nin arkeolojik yerleşmelerinin envanterini çıkarttıklarını
anlatan Oğuz Tanındı, çalışmalarını 1 yıl önce kurdukları “Tarih
Arkeoloji Sanat ve Kültür Mirasını Koruma Vakfı” (TASK) çatısı altında
sürdürdüklerini belirtti.
TAHRİBAT HARİTASI
Marmara ve Ege bölgelerinin 2000 yılında tarandığını hatırlatan
Tanındı, gelecek yıl İç Anadolu, 2004’te ise Karadeniz ve Doğu Anadolu
bölgelerinin taranacağını dile getirdi. Tanındı, bütün bölgelerle
ilgili 4 yıllık ilk dönem çalışmasının tamamlanmasının ardından
hazırlayacakları Türkiye’nin tamamını kapsayan Ana Rapor’da bütün
istatistikler ile tahribat haritasının yer alacağını bildirdi.
İlk Tunç Çağı’na kadar olan döneme ait yerleşimlerin taranmasının
projenin ilk ayağı olduğunu ifade eden Tanındı, bunun tamamlanmasının
ardından sonraki dönemlere ait yerleşim ve eserlerin de başka ekiplerce
araştırılacağını kaydetti.
Proje kapsamında şimdiye kadar 38 bin kilometre yol yaptıklarını
belirten Tanındı, toplam 5 bin 600 adet dia, 7 bin 500 adet de dijital
fotoğraf çektiklerini, kaydettikleri 50 saatlik filmle de Türkiye
Arkeoloji Belgeseli hazırlamayı düşündüklerini söyledi.
TAHRİBATIN BOYUTU
Türkiye’deki tahribatı “çok korkunç” diye değerlendiren Tanındı,
“Türkiye’deki arkeolojik tahribat yoğun, yaygın ve sürekli... Bölgesel
ya da belirli yerleşmelere, sitlere yönelik değil. Biz burada konuşurken
bile en azından 10-15 höyük bir greyderin, bir definecinin kepçesi,
kazması altında yok oluyor. Bunun için acil önlem alınmalı” dedi.
TAHRİBAT NEDENLERİ
Daha sonra dia gösterisi eşliğinde Oğuz Tanındı tarafından özetlenen
raporda, Akdeniz Bölgesi’ndeki 63 günlük çalışmada TAY ekibinin
14 bin 282 kilometre yol yaptığı ve 394 yerleşim yerinin tarandığı
belirtiliyor. Rapora göre, bu yerlerden 341’indeki tahribat belgelendi.
Bu tahribatların 168’i tarım, 64’ü yapılaşma, 44’ü tarım ve yapılaşma,
28’i define arama ve tarım, 22’si definecilik ve kaçak kazı, 5’i
yol, 5’i doğal sebepler, 2’si maden ve ocak, 3’ü de diğer nedenler
yüzünden kaynaklandı.
Güneydoğu Anadolu’da 43 gün boyunca sürdürülen arazi çalışmalarında
ise 7 bin 64 kilometre yol yapan ekip, 194 yerleşimi araştırdı,
bunların 174’ünde tahribat saptandı. 64 yerleşmenin de barajların
altında kaldığı vurgulanan raporda, tahribatların 53’ünün yapılaşma,
46’sının tarım, 28’inin tarım ve yapılaşma, 15’inin doğal nedenler
ve yapılaşma, 13’ünün define ve tarım, 9’unun definecilik ve kaçak
kazı, 5’inin doğal, 5’inin de maden ve ocak işletilmesi nedenlerinden
kaynaklandığı kaydediliyor.
NTVMSNBC
|