Öyle bir güzellik,
tarih kültür var ki Karadeniz' de, o doğada olmayan TEMA' dan
Nihat Gökyiğit' in dediği gibi "sadece bir fil ile bir
timsah..."
Luxor' daki korkunç
turist otobüsü katliamından sonra Mısır hükümeti ünlü bir PR
ajansı ile çalıştı... Birdenbire Mısır üzerine kitaplar, mumya
filmleri, Mısırlı popçular, Mısır' da çekilmiş kliplerle karşılaştık.
Ve Mısır turizm patlaması yaşadı, "moda" oldu. Türkiye'
den yapılan Mısır turları tıklım tıklım.
Kızıldeniz'
deki Hurgada bildik bir tatil köyü. Türkiye' de neden böyle
olmasın ? "Ricky Davut' un Nurcanım' ı, Kont Adam' ın Kuş
Koma Foli' si, Sultan of the dance' daki o inanılmaz Karadeniz
dansları moda olmadı mı? Üstelik öyle bir güzellik, tarih, kültür
var ki Karadeniz' de, o doğada olmayan, TEMA' dan Nihat Gökyiğit'
in dediği gibi "sadece bir ile bir timsah..." Haydi
o zaman Karadeniz sizi bekliyor... Şimdi Karadeniz moda... DYP
Giresun milletvekili Rasim Zaimoğlu, 1.Karadeniz Turizm Zirvesi'
nde "Her Karadenizliden Karadeniz' e bir turist" kampanyası
başlattı. Ben olsam bunu, "Herkesten Karadeniz' e bir turist"
diye yapardım ama Karadenizliler çözümü yine kendilerinde görüyorlar...
Karadeniz' in içinde yedi milyon, dışında 15 milyon Karadenizli
yaşadığına göre, onların getireceği bir turist bile işe yarar
diye düşünüyorlar. Zaimoğlu "Karadeniz gerçeği Güneydoğu'
dan farksızdır" diyerek bölgedeki işsizliğe ve yoksulluğa
değiniyor. Çıkış yolunun turizm olduğunu söylüyor, ancak sekiz
milyar dolar turizm geliri olan Türkiye' de, Karadeniz' e 80
milyarın bile gelmediğini anlatıyor ve soruyor, "Aynı iklime
sahip İrlanda' ya, İsviçre' ye turist gidiyor da Karadeniz'
e niçin gelmiyor?"
Bu sorunun yanıtı, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarından geliyor;
"Gelen insana biz ne vererek mutlu edeceğiz? Lüks oteller
yok, beton çirkinliği her yanı sarmış. Sunulacak şey doğallıktır."
Buna yanıt da Turizm Yatırımcılar Derneği Başkanı Tavit Tevetoğlu'
ndan geliyor; "Bu sadece turizmcilerin işi değil. O bölgede
yaşayanların olayı sahiplenmeleri gerek. %3 yatak kapasitesi
var. Turizm okullarda ders olarak gösterilmelidir.", eski
TURSAB Başkanı Talha Çamaş ise insanların sürekli yeni yerler
peşinde olduğunu anlatarak "Tüm Karadeniz ülkeleri birleşerek
bu belgeyi dünyada yeni bir destinasyon haline getirmeliyiz"
diyor.
Erkeğin açı sinirli
olur
Rasim
Zaimoğlu' na Karadeniz fıkralarını soruyorum... "Karadenizli
çok zekidir, o fıkralar zekayı simgeliyor" diyor... Bir
de galiba Karadeniz erkeği biraz sinirli ve tembel... Hani o
hep fotoğraflar görürüz, kadının sırtında yük, erkek elini kolunu
sallaya sallaya yürür... Zaimoğlu tembelliği kabul etmiyor.
Bu görüntünün nedeni işsizlik. İş olmayınca tembellik etmeyip
de ne yapsınlar? E peki o kadınlar? Hem tarlada hem evde...
Neyse... Sinirli olayına gelince, "Dalına basmayacaksın
Karadeniz' li erkeğin. Hele karnı açsa... Önce karnını doyur,
sonra ne söyleyeceksen söyle..." İşimiz iş yani...
Demek bir Karadenizli ile beraberseniz, önce yemekleri ağzına
tıkıştıracaksınız, sonra açacaksınız ağzınızı yumacaksınız gözünüzü...
Zaimoğlu diyor ki"Kadın bunu bilir, önce karnını doyururu,
sonra isteklerini kolayca kabul ettirir." Karadenizli enişte
Erkan Mumcu (acaba o da eşinden bir şey isteyeceği zaman önce
onun karnını mı doyuruyor?) konuşmasına, "Politik kimliğimi
kapıda bırakınca hangi kimliğimle buradayım merak ediyorum.
Hanım tarafından Karadenizli olmak kabul ediliyor mu" diye
sorarak başlıyor. Mumcu şöyle devam ediyor "Türk turizminin
%70'i dinlencedir, size özgü bir turizm yaratırsanız pazarlama
şansınız artar. Öngörülerim doğru çıkarsa Karadeniz Türkiye'
nin en önemli varlığı. Doğal, otantik ve ekolojik olan yükselecek.
İki yıldır, yaylaların turizm bölgesi olarak açılması için çalışmalar
yapıyorum. Yıllardır Akdeniz2 e Ege' ye gittik. Şu Karadeniz'
i fark edin."
Mumcu' nun Karadenizlilerden isteği de şu; adeta yalvarırcasına
diyor ki "Beton ev hastalığından vazgeçin, Karadeniz gibi
muhteşem mimari geleneği olan bir coğrafyaya bunu yapmayın."
İçten içe gülümsüyoruz, şöyle bir İstanbul2 u düşünüyoruz, tamam
Karadenizliler çok zekiler, çok hoşlar da ah o müteahhitler
yok mu?